Yalnız Kalmak mı Yalnız Olmak mı?

Yalnızlık Nedir?

Yalnızlık kişinin arzuladığı ve gerçekte deneyimlediği ilişkiler arasındaki boşluktan kaynaklanır. Yani yalnızlık kişilerin iletişimde olduğu sosyal ilişkilerinden yetirince doyum alamaması demek.

Yalnız kalmak ile yalnız olma hissi farklıdır. Örneğin canınız bazen az kişi ile görüşmek ister ya da daha çok tek başınıza kalmak ister ve yalnız kalırsınız. Kendi seçiminizle tek başına geçirdiğiniz zaman yalnız kalmaktır. Yalnız hissetmek ise etrafınız insanlarla çevrili olsa da yalnız hissetmeniz anlamına geliyor. Dolayısıyla yalnız hissetmek kişi sayısı, insanlarla görüşme sayısından bağımsız bir histir. Yalnız hissedenler sosyal iletişimlerinde hiçbir kontrol olmadığını düşünür.

Sadece Yaşlılar Yalnız Hissetmiyor

Yapılan araştırmalar yaşlıların geçlere oranlar daha yalnız hissettiğini gösteriyor genelde. İlk bakışta evet yaşlılar artık eskisi kadar arkadaşları yok, daha az dışarı çıkıyorlar, emekli olmuşlarsa çoluk çocuk da evden gittiyse, yaşıtları ölmeye başladıysa ya da artık toplumda daha az yerleri varsa kendilerini yalnız hissetmeleri anlaşılıyor. Ancak son yapılan çalışmalarla çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin de kendilerini yaşlı hissettiklerini gösteriyor.

Alman araştırmacıların yaklaşık 16 bin kişi üzerinde yaptığı başka bir araştırmada da benzer veriler var aslında. İnsanların yalnızlık hissi 30larında diğer yaşlara göre çok daha artıyor sonra düşüyor ve 50lerinde bu durum tekrar vuku buluyor. 30larında yalnızlık hissi aslında hayatındaki yapmak istediği iş kaygısına, çocuk sahibi olmak ve hayatını oturtmaya bağlı olarak da bir şeylerin artık eskisi gibi olmaması hissine de bağlanabilir. Artık üniversite arkadaşlarıyla daha az görüşülüyor, ben hayatta ne istiyorum gibi kaygılar da bu durumu tetikliyor olabilir. Bu yaş ilerledikçe bütün her şey oturuyor yerine ve 50sine doğru kişiler bu durumu hayattaki büyük değişikliklere de bağlayarak yalnızlık evresine geri dönülüyor.

Engelliler, mülteciler de yalnızlığa mahkûm

Yalnızlığın daha sık görüldüğü başka bir grup ise engelli kişiler, mülteciler.  Kanada’daki başka bir çalışma ise daha üzücü bir veriyle fakir olanların diğer insanlara göre 6 kat daha izole ya da kimsesiz olduklarını göstermiş hayatta. Örneğin, engelli diye aslında toplumun yarattığı fiziksel ve psikolojik engeller sebebiyle katılamayan bir sürü birey var. Bu kişiler genelde evde yaşamaya mahkûm bırakıldığından aile bireyleri dışında bir arkadaşları bile olmayabiliyor.

Yalnızlık ne kadar yaygın?

Yalnızlık son yıllarda gösterdiği artışla beraber obezite ve sigara kadar tehlikeli gösterilmeye başlandı. Brigham Young Universitesi’nin yaptığı araştırma ise kendisini yalnız hissedenler ile yalnız hissetmeyenler arasındaki farka baktıklarında ‘kendisini yalnız hissedenler insanların ölüm riskinin diğer gruba göre neredeyse %30 oranında daha fazla. Bunun böyle olmasının bir sebebi de nasıl obezite beraberinde bir sürü başka hastalığı beraberinde getiriyorsa yalnızlık da öyle. Örneğin yalnız insanların beraberinde stres, kaygı, depresyon, demans ve uyku sorunlarından muzdarip oldukları bilinir. Kişi yalnız hissedince önce üzülüyor, üzülme derinleştikçe kişi kendisini daha da kapattıkça depresyona giriyor.

Yalnızlık Kalbi de Acıtıyor

100,000’den fazla kişinin verilerini inceleyen bilimsel bir çalışmada insanların yalnızlık veya kimsesizliğe bağlı olarak kalp hastalıklarında %29 oranında artış gözlenirken felç görülmesinde ise %32 oranında artış gösteriyor. Bu artışlar yalnız inşalardaki kan basıncı ve kortizol seviyelerinde de artışa da bağlanabilir.

Yalnızlık Döngüsü Nedir?

Kronik yalnızlıkta kişi başkalarını tehdit ve kötü  olarak görmeye başlar. Bir sonraki adımda kişi kendi kabuğuna çekildiği gibi diğer insanları da kendisinden uzaklaştıracak hale gelebiliyor. Bu döngü maalesef girdaplaşınca kişi kendisini daha da izole ediyor ve iletişimi tamamen koparabiliyor.

İnsanların sizden uzaklaştığını bir şeylerin ters gittiğini anladığınız anda belki de bu döngüden kurtulmanız gerektiğine karar vermelisiniz. İlk yapmanız gereken de her zaman söylediğimiz gibi farkına varmak. Unutmayın ki bazen kopardığınız ilişkileri telafi etmek mümkün olmuyor.

Yalnızlık konusunda neler yapılması gerektiği ise bir sonraki hafta bloğumda olacak.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s